11 Eylül 2020 Cuma

İngilizcede zamanlar ve cümle kuruluşları

İngilizcede zamanlar ve cümle kuruluşları örnekler ile ele alalım.

1. Present Tense (Geniş Zaman)


Geniş zamanda cümle kurmak için ana fiili özneye göre çekimleriz.

Örnek:

I read.
(Okurum.)

You read.
(Okursun.)

She reads.
(O, okur.)

Yukarıdaki örnek cümlelerde fiilin, özneye göre çekimlenmiş olduğunu görebiliyoruz. I ve you özneleri için “read” şeklinde kullanılırken, 3. tekil şahıs zamiri olan “She” için ise “reads” şeklini almıştır.

Geniş zamanda cümle kurmak aslında bu kadar basittir ve dilerseniz cümlenin sonuna zaman zarfı ekleyerek anlamı daha güçlü verebilirsiniz.

Örnek;

She reads book daily.
(O, günlük kitap okur.)

Yukarıdaki cümlede “daily” (günlük - her gün) zaman zarfı kullanılarak, daha güçlü bir anlam verilmiştir.

My teacher helps me always.
(Öğretmenim bana her daim yardım eder.)

Yukarıdaki cümlede ise “always” (daima) zaman zarfı kullanılmıştır.

Bu türden zarflar “sıklık zarfları” olarak da tanımlanır. İngilizce sıklık zarfları konusu altında, geniş zamanlı cümlelerde kullanabileceğiniz daha pek çok zaman zarfını bulabilirsiniz.

2. Present Continuous Tense
(Şimdiki Zaman)


Present continuous Tense aynı zamanda Present Progressive Tense olarak da adlandırılır. Yani her ikisi de aynı zamandır.

Şimdiki zamanda cümle kurmak için “to be” yardımcı fiilini ve süreklilik eki olan “-ing” ekini kullanıyoruz.

- “to be” yardımcı fiili, özneye göre şekil alır ve özneden sonra kullanılır.
- “ing” süreklilik eki, cümlenin ana fiiline eklenir.

Bu bilgileri dikkate alarak, bir örnek yazalım:

I am reading a book.
(Bir kitap okuyorum.)

Yukarıdaki örnek cümleye bakalım. “to be” yardımcı fiili, “I” öznesinden hemen sonra kullanılmıştır ve “I” öznesi, birinci tekil şahıs olduğundan, “to be” yardımcı fiili “am” şeklini almıştır.

Bir diğer önemli detay ise “-ing” ekidir. Daha önce ifade ettiğim gibi, “-ing” (-yor) eki, fiile eklenir ve cümlede fiil “to read” (okumak) olduğundan dolayı, “-ing” ekini almıştır ve “reading” şekline dönüşmüştür.

İngilizcede zamanlar ve cümle kuruluşları ile ilgili olarak şunu belirtmek isterim ki; şimdiki zaman denildiğinde aklınıza direkt olarak “to be” yardımcı fiili ile “-ing” süreklilik eki gelmelidir. Çünkü bu iki unsur, İngilizcede şimdiki zaman cümlesi kurabilmeniz için önemlidir.

Dikkatinizi çekmek istediğim bir diğer önemli detay ise bazı fiillerin “-ing” ekini almıyor olmasıdır. Mesela “to know” (bilmek), “to love” (sevmek), “to understand” (anlamak) gibi bazı fiiller “-ing” ekini almazlar. İşte bu yüzden bu fiilleri şimdiki zaman diliminde değil, geniş zaman diliminde kullanmalısınız.

“-ing” ekini almayan fiilleri şimdiki zaman diliminde kullanmak istediğiniz zaman, onları geniş zaman diliminde kullanmalısınız. Böylece verdikleri anlam zaten “şimdiki zaman” anlamı olacaktır ve aynı zamanda bu anlam “geniş zaman” anlamı da verir.

Mesela “I love you” dediğinizde, bu cümle hem şimdiki hem de geniş zaman diliminde geçerli bir cümledir. 

Aynı şekilde “I know you” (Seni tanıyorum.), “She understand the subject.” (O konuyu anlar/anlıyor) cümleleri de geniş zamanda kurulan ancak hem geniş hem de şimdiki zamanda anlam veren cümleler olarak sıralandırılabilir.

3. Simple Past Tense
(Basit Geçmiş Zaman)

Basit geçmiş zaman diliminde cümle kurarken şuna dikkat etmelisiniz; kuracağınız cümle isim cümlesi mi yoksa fiil cümlesi mi. Çünkü isim cümlesi ise “to be” yardımcı fiilini, fiil cümlesi ise “to do” yardımcı fiilini kullanmanız gerekir.

Bu araya bir parantez açalım, isim ve fiil cümlelerinin ne demek olduğunu biliyor musunuz? Eğer biliyorsanız aşağıdaki satırdan konuya devam edebilirsiniz ancak bilmiyorsanız küçük bir hatırlatma yapmak isterim; bir cümlenin yüklemi eğer “fiil” türünden bir kelime ise o cümle “fiil cümlesi” ama eğer yüklem “isim/sıfat” türünden bir kelime ise de, o cümle “isim cümlesi” olarak tanımlanır.

Aradaki farkı biliyor olduğunuzu varsayarak, Simple Past Tense (Basit Geçmiş Zaman) diliminde nasıl cümle kurulur konusuna devam ediyorum.

Eğer isim cümlesi ise “to be” yardımcı fiili kullanılır demiştim.

Buna göre, örnek bir cümle yazalım;

I was a good student.
(Ben iyi bir öğrenciydim.)

Yukarıdaki örnek cümleye bakalım. Öncelikle “was” kelimesine dikkatinizi çekmek istiyorum. “was” kelimesi, “to be” yardımcı fiilinin, 1. tekil şahsa göre geçmiş zamanlı şeklidir.

Öte yandan cümlenin yükleminin “student” (öğrenci) kelimesi olduğuna bakınız. Cümlenin yüklemi isim türünden bir kelime olduğu için bu bir isim cümlesidir ve isim cümlesi olması dolayısıyla da, “to be” yardımcı fiili kullanılmıştır.

Şimdi bir örnek daha verelim.

I did understand you.
(seni anladım.)

Yukarıdaki cümlede ise “to do” yardımcı fiilinin kullanıldığını görüyoruz. “to do” yardımcı fiilinin geçmiş zamanlı versiyonu “did” şeklinde olduğu için bu şekilde yazılmıştır.

Şunu da söylemek istiyorum, İngilizcede zamanlar ve cümle kuruluşları ile ilgili önemli bir ayrıntı; İngilizcede basit geçmiş zamanda cümle kurarken, isim cümleleri için to be ve fiil cümleler için to do yardımcı fiilinin kullanıldığını söylemiştim ancak “to do” yardımcı fiilini kullanmak zorunda değilsiniz.

Yani, yukarıdaki “I did understand you” şeklindeki örnek cümleyi ben aslında “to do” (yani did) yardımcı fiilini kullanmadan da yazabilirim. Bunu yapmak için “to understand” (anlamak) fiilinin geçmiş zamanlı şekli olan “understood” şeklini kullanmam gerekir.

Bu bilgilere göre;

I did understand you.
(seni anladım.)

cümlesini aşağıdaki gibi de yazabilirim;

I understood you.
(seni anladım.)

Her iki cümle de doğrudur yani bir yanlışlık yoktur fakat en çok hangisi tercih ediliyor diye soracak olursanız, ikinci kullanım şekli daha çok tercih edilmektedir. 

Mesela “I made a coffee” (bir kahve yaptım) şeklinde bir kullanımı her yerde duyabilirsiniz ancak “I did made a coffee” şeklinde bir kullanımı çok nadir duyarsınız ya da hiç duymazsınız bile. 

Fakat her iki şekil de doğrudur ve her iki şekilde Simple Past Tense kullanımıdır.

4. Past Continuous Tense
(Geçmişte Süreklilik Bildiren Zaman)

Üçüncü başlıkta basit geçmiş zamanı ele almıştık ve bu basit geçmiş zamanın başka bir versiyonu ise “süreklilik” bildiren versiyonudur.

Yani geçmişte sürekliliği ifade etmek için bu zaman dilimini kullanırız. Zaten aşağıdaki örnek cümleleri incelediğinizde de, kullanımını daha net anlayabilirsiniz.

I was searching for you.
(Seni arıyordum.)

Yukarıdaki cümleye bakalım. Öncelikle “to be” (was şeklinde) yardımcı fiilinin ve “-ing” (-yor) süreklilik ekinin kullanılmış olduğunu görüyoruz. 

Peki bu iki önemli ipucundan ne anlamamız gerekiyor?
Şöyle ki şimdiki zaman cümleleri kurarken de aynı şekilde “to be” yardımcı fiilini ve de “-ing” süreklilik ekini kullanmaktayız yani değişen bir şey yok ama tek fark ise Past Continuous Tense
(Geçmişte Süreklilik Bildiren Zaman) zaman diliminde “to be” fiilinin geçmiş zamanlı halini kullanıyoruz.

Aşağıda karşılaştırmaları bir örnek var;

I am searching.
(Arıyorum.)

I was searching.
(Arıyordum.)

Gördüğünüz gibi her iki cümlede de “to be” yardımcı fiili ve “-ing” eki kullanılmış olmasına rağmen birisi şimdiki zaman, diğeri ise geçmişte süreklilik bildiren zaman dilimine aittir.

5. Gelecek Zaman
(Future)

Genel olarak İngilizcede zamanlar ve cümle kuruluşları konusunda bence en kolay olanı gelecek zaman cümlesi kurmaktır.

İngilizce gelecek zaman cümlesi kurmanın birkaç farklı yöntemi var ancak bu yöntemlerden en popüler iki tanesinden bahsedeceğim.

Birinci yöntem “will” yardımcı fiilinin kullanılması.

Örnek;

I will read this book.
(Ben bu kitabı okuyacağım.)

Yukarıdaki örnek cümleye baktığımızda “will” yardımcı fiilinin özneden hemen sonra kullanılmış olduğunu ve anlam olarak da “-ecek, -acak” anlamı vermiş olduğunu görmekteyiz.

İkinci yöntem “to be going to” yapısını kullanmak.

Örnek;

I am going to read this book.
(Bu kitabı okuyacağım.)

Gördüğünüz gibi “to be going to” yapısı ile gelecek zaman cümlesi kurduğumuzda da herhangi bir anlam farklılığı olmuyor.

6. Perfect Tenses


Gel gelelim perfect tenselere. İngilizce zamanlar konusunda tabii ki en çok kafa karıştıran zaman dilimleri perfect tense zaman dilimleridir.

Ancak ben burada olabildiğince açık ve net bir şekilde sizlere perfect tense cümlelerinin mantığından bahsedeceğiz.

Öncelikle “perfect tense” ifadesini duyduğunuzda aklınıza direkt olarak “have” yardımcı fiili gelmelidir. Çünkü perfect tense cümleleri “have” yardımcı fiili ile yapılan cümlelerdir, “have” yardımcı fiili kullanılmadan perfect tense cümlesi yapılamaz.

Toplamda altı farklı perfect tense var. 
Aşağıda bu perfect tensleri ve örnek cümleleri bulabilirsiniz.

1. I have gone. 
(Present Perfect)

2. I have been going. 
(Present Perfect Continuous)

3. I had gone. 
(Past Perfect)

4. I had been going. 
(Past Perfect Continuous)

5. I will have gone. 
(Future Perfect)

6. I will have been going. 
(Future Perfect Continuous)

Perfect tense cümle yapıları biraz kafanızı karıştırabilir ancak zamanla tekrar ettiğinizDE İngilizcede zamanlar ve cümle kuruluşları hiç karıştırmayacaksınız. 

0 comments:

Yorum Gönder

Konu hakkında anlamadığınız bir ayrıntı varsa, yorum formunu kullanarak soru sorabilirsiniz. Sizlere en kısa sürede geri dönüş yaparım.